Bizi Arayın

0412 503 00 05
Randevu Al

Kronik Hasta ve Yakınlarına Destek

Kronik Hasta ve Yakınlarına Destek
Kronik Hasta ve Yakınlarına Destek

Kronik sağlık sorunlarıyla karşılaştığında birçok insan şok ve inanmama ile karşılık verir ve bunları anksiyete, depresyon gibi bozukluklar takip eder. Çoğu durumda birkaç hafta içinde hastalar hastalıkları ile yüzleşmeyi öğrenirler. Yine de kanser gibi hastalıklara yakalanan hastaların ciddi bir kısmı profesyonel müdahale gerektiren psikolojik rahatsızlıklar gösterebilirler.

Dünya Kanser Raporu’nda belirtilen verilere göre stresin patolojik düzeyinin kanser hastalarında nüfusun geneline kıyasla daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Tüm kanser hastalarının üçte birinin kronik bir biçimde yüksek stres düzeyine sahip oldukları ve bu durumun hastalığa uyumu zorlaştırarak, hastalığın seyrini olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

Kronik hastalıklar yalnızca hastanın problemi olmayıp tüm aileyi ilgilendirmektedir. Yakın akrabaların esenliği önemlidir. Özellikle psiko-sosyal kaynakların kısıtlı olduğu hallerde yakın akrabalardan gelen destek hastalara verilen tek destek olabilmektedir. İyi bir evlilik ilişkisi, arkadaş çevresi ve sosyal destek hastalık stresine karsı bir tampon oluşturabilir ve hastanın daha az sıkıntı yaşamasını sağlar.

Kronik rahatsızlığı olan bireylere medikal tedavinin yanı sıra profesyonel yardımlar arasında en önemlilerinden bir diğeri psikolojik destektir. Kalp rahatsızlığı, diyabet, multipl skleroz, böbrek hastalıkları, HIV/AIDS, astım gibi hastalıklar, kronik, başa çıkması zoldukça zor olabilen, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, maddi yükümlülük getiren, tedavi süreci nedeniyle zaman ve enerji kaybı yaşatan ve dolayısıyla aşırı stresin eşlik ettiği hastalıklardır. Hasta, tüm bunlardan dolayı işe yaramaz olduğunu düşünme, kendini değersiz hissetme ve yaşadıklarından utanç duyma gibi eğilimler gösterebilir. Bu nedenle hem hasta hem ailesi bu zorlu süreçte sıkıntılı zamanlar yaşayabilir.

Kronik hastalığı olan kişilerde depresyon en yaygın sorunların başında gelir. Bu tip hastaların yaklaşık üçte birinin depresif belirtiler gösterdiği biliniyor. Aslında hastalıkla birlikte kişinin yaşamında olan değişiklikler ve sıkıntılar düşünüldüğünde, depresif belirtilerin görülme şansının da yüksek olması beklendik bir durumdur. Elbette yaşanan psikolojik sorunların görülme sıklığı ve seviyesi, hastalığın ciddiyetine, bireysel özelliklere, kişinin etrafındaki destek sistemine göre değişebiliyor. Örneğin hastalığın şiddeti arttıkça, kişinin sosyal anlamda destek sistemi (aile, arkadaş vb.) yeterli olmadığında depresyon riski de artıyor. Öte yandan kadınlarda ise depresyon görülme riski erkeklere göre daha yüksek. Bunun yanında kronik hastalıklar depresif belirtileri ortaya çıkardığı gibi, depresyonla birlikte ise hastalık belirtilerinde de artış gözlemek mümkün. Örneğin üzüntü, stres, kaygı, umutsuzluk, çaresizlik, yalnızlık gibi duyguları yoğun ve sıklıkla yaşamak; fiziksel olarak daha fazla ağrı veya acı yaşanmasına, aşırı yorgunluğa neden olabiliyor. Bu nedenle psikolojik olumsuzlukların kontrol edilmesi, hastalığın seyrinde de etkili olabiliyor.

Özellikle kronik hastalığı olan bireylerin bu durumla başa çıkmalarına yardımcı olmak için uzmanlar psikolojik destek yanında birtakım ipuçları önermiştir. Örneğin;

  •  kişinin mümkün olduğunca kendisini çevresinden koparmaması ve aile, arkadaş gibi sosyal destek kaynaklarıyla iletişim içinde olmasının;
  •  hastalıkla ilgili mümkün olduğunca doğru bir şekilde bilgi alınmasının;
  •  buna göre en iyi tedavinin izlenmesi için adımlar atılması ve kişinin yaşamına dair daha fazla kontrol hissi duyabilmesinin;
  •  duyguların ve yaşantıların açıkça konuşulabileceği bir hekimin seçilmesinin;
  •  mümkün olduğunca keyif alınan etkinliklere devam edilmesinin ve dolayısıyla özgüvenin arttırılmasının ve
  •  son olarak depresif belirtiler veya stres seviyesi yüksek olduğunda çok fazla beklemeden profesyonel destek alınmasının öneminin altı çiziliyor. Bir hastalığın getirdiği sınırlılıklar ve zorluklarla yaşamak elbette zor. Ancak, uygun eğitim ve destek hizmetleri ile hastanın bakış açısını az da olsa değiştirebilmek, durumu kabul etmesine yardımcı olmak, daha olumlu bir şekilde yaşama devam edebilmesi için gerekli uyumu sağlaması konusunda ona destek olmak mümkün. Hastalığın belirtilerini anlamak ve onlara uyum sağlamak, bu sayede günlük yaşama daha fazla katılmak, olumsuz duyguları en aza indirerek hastalığın seyrini de mümkün olduğunca olumluya çevirmek, uygun profesyonel yardım sayesinde başarılabilir.
İletişime Geç