Bizi Arayın

0412 503 00 05
Randevu Al

Performans Kaygısı

Performans Kaygısı
Performans Kaygısı

Tek gecelik ilişkilerin hızla yayıldığı, çok eşliliğin daha çok tercih edildiği günümüzde, cinsel yaşamlarında sorun yaşayan çiftlerin en büyük kaygılarından biri performans anksiyetesidir. Üstelik son yıllarda cinsel işlev bozukluklarının ardında, sürdürücü etkenler arasında, bu sorunun ilk sırada yattığı kanaati de hızla artıyor. Kaynağında büyük oranda karşı tarafı tatmin edememe, sertleşmeme, erken boşalma, kıyaslanma kaygısı ve orgazm olamama korkuları yatıyor. Bu sırada kişinin zihni, ‘yapabilecek miyim, başarabilecek miyim?’ soruları ile dolu oluyor. ‘Ya yapamazsam’ korkusuyla sorun yaşıyor. Çok yetenekli insanların ‘ya başaramazsam’ korkusuyla en sevdikleri işleri yapmaktan uzak durmaları ‘performans anksiyetesi’ olarak adlandırılıyor. Sanatçıların sahne performansını, öğrencilerin sınavlarını, ev hanımlarının çevreleriyle olan ilişkilerini, cinsellik söz konusu olduğunda ise erkekleri etkileyen performans anksiyetesi, mükemmeliyetçi kişilik tiplerinde daha fazla görülmektedir.

Sosyal fobi ile birlikte seyrettiği zaman kişi toplumdan çekilmek zorunda kalıyor. Sosyal fobi olmadan tek başına performans anksiyetesi, sadece etkinlik sırasında ortaya çıkıyor. Kişi kendi başına aşamıyorsa ve bu durum kişinin mesleki veya sosyal yaşamını etkiliyorsa bu durumda profesyonel destek alması gerekiyor. Kendine yönelik eleştiri, performans anksiyetesi olanlarda sıktır. Hep daha iyiyi, en güzeli ararlar. Hayata da siyah-beyaz olarak bakarlar. O nedenle mükemmeliyetçi kişilerde sıktır diyebiliriz. Bu sorun eğer kişinin hayatını bozuyorsa ve süreklilik oluşturuyorsa, bir hastalık olarak kabul ediliyor. Eğer kişi yapacağı işle ilgili olarak heyecan duymasına rağmen zorluğu aşıp gerçekleştirdiğini söylüyorsa, yaptığı işin kalitesinden memnunsa bu durumda hastalık olarak kabul etmiyoruz.

Performans anksiyetesinin en iyi tedavisi, sık sık bunu yaşamaktır. Bu sorundan kaçmak işe yaramaz, aksine sorunu artırır. Bu nedenle sorunun üzerine gidilmelidir. Yani yaşamadan çözümlemek mümkün değildir. Kişinin yaşadığı sıkıntıyı azaltmak için bazı davranışsal yöntemler denenebilir. Örneğin kalabalık bir gruba sunum yaparken başkalarının gözüne bakmamak, sadece bir kişiyi seçip ona anlatmak gibi. Sıkıntının getirdiği çarpıntı gibi bedensel belirtilerin önlenmesi ise ruhsal belirtilerin ve heyecanın azalmasına yol açar.

Cinsel davranışlar öğrenilmiş davranışlardır. Çeşitli nedenlerden dolayı “yanlış cinsel tepkilerin öğrenilmesi” sonunda “kaçınma” davranışı görülür. Ayrıca ereksiyon sorunu ve erken boşalma sorunu olan erkeklerde veya orgazm sorunu olan kadınlarda “olumsuz otomatik düşünceler ve imajlar” vardır. Olumsuz duygularla ilgili olan, olumsuz otomatik düşünceler ve imajlar, mantıksal düşünme sürecinden geçirilmeden, kişinin kendi bile farkına varmadan o kişinin zihninde yer alırlar. Olumsuz otomatik düşünceler ve imajlar, kişinin cinsellik konusundaki yakın veya uzak geçmişindeki yaşantılardan köken alan tutumlarından kaynaklanır. Bu kişiler sevişme ve cinsel birleşme sırasında normalde kendilerini cinsel haz almaya ve duygularına kaptırmak yerine; olumsuz sonuçları, başarısızlığı düşünürler ve zamanla başarısız olacaklarına dair önyargıları saplantı haline gelir. Çünkü kişi bir kere bu başarısızlığı yaşadı mı, tekrar yaşayacağı korkusu kalıcı olur. Özellikle uygun olmayan partnerle, uygun olmayan ortamlarda, uygun olmayan sıkışık zamanlara ilk deneyimlerini yaşayan gençlerde sık görülen bu başarısızlığın tekrarlanacağı endişesi cinsel birleşme öncesi ve sırasında akımıza gelen olumsuz otomatik düşünceleri arttırır. Bu da zamanla performans anksiyetesinin oluşmasına neden olur.

İletişime Geç