Bizi Arayın

0412 503 00 05
Randevu Al

Yeme Bozuklukları

Yeme Bozuklukları
Yeme Bozuklukları

Yeme Bozuklukları, yeme davranışı ve yemekle ilgili duygular ve düşüncelerin bireye ciddi boyutlarda rahatsızlık vermesiyle ortaya çıkar. Diyet yapma davranışı, Yeme Bozukluklarının gelişimine yol açan ortak uyarıcıdır. Kişinin yiyeceklere, kiloya ve görünüşe aşırı derecede takıntılı olma durumunun; sağlığına, ilişkilerine ve günlük aktivitelerine ters etki yapma derecesine kadar gitmesine neden olmaktadır. Yeme Bozuklukları, sadece yiyecek ve ağırlık ile ilişkili değildir. Bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi psikiyatrik sorunlarla birlikte ilerler. Oluşan bir yeme bozukluğu, içsel yaşanan karmaşaya dışsal bir çözüm getirmektir.

Yeme Bozukluklarının oluş nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Etiyolojide biyolojik ve psikososyal nedenlerin birlikte rol oynadığı sanılmaktadır. Yeme Bozukluklarının altında yatan sebepler; düşük benlik saygısı, depresyon, kontrol kaybı duygusu, değersizlik, kimlik karmaşaları, aile içi iletişimde problemler ile ilişkilendirilmektedir.

Genel olarak adolesan ve genç kadınları etkiliyor gibi görünse de her yaşta ve her cinsiyette kişinin yeme bozukluğu olabilir. Yeme Bozuklukları Akademisi (AED: Academy for Eating Disorders)’ne göre Amerika’da 10 milyon kadın ve 1 milyon erkek bireyin yeme bozukluğunun olduğu tahmin edilmektedir. Erkeklerde görülen yeme bozuklukları, tahminlerin aksine son 10 yılda iki katına çıkmıştır. Yeme Bozuklukları, önemli fiziksel sağlık problemlerine yol açmanın yanı sıra, yüksek morbidite ile birlikte artmış ölüm riski taşıyan psikiyatrik bozukluklardır.

Amerikan Psikiyatri Birliği (APA: American Psychiatric Association)’nin 2013 yılında yayınladığı kriterlerde (DSM 5) Yeme Bozuklukları son olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır:

  1. Anoreksiya Nervoza,
  2. Bulimiya Nervoza,
  3. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (İlk defa tanımlanan),
  4. Sınıflandırılamayan Yeme Bozuklukları (EDNOS: Eating disorder not otherwise specified),

Yeme Bozuklukları, ruhsal ve fiziksel sağlığın arasındaki ayrılmaz bütünleşik bağı göstermektedir. Fiziksel sağlığın sürekli olabilmesi için ruhsal durumun da düzeltilmesi gerekir, aynı durum tersi için de geçerlidir. Bu yüzden Anoreksiya Nervoza hastalarını tedavi etmenin ilk adımı kilonun sağlıklı bir düzeye getirilmesi; Bulimiya Nervoza hastalarında ise ilk adım yeme ve kusma nöbetlerinin engellenmesidir. Ancak bu tedavide yol alabilmek için öncelikle kişinin hasta olmasına sebep olan veya hastalığını kötüleştiren, altta yatan duygusal sorunları çözmek gerekir.

Yeme bozukluğu olan kişilerin, hastalıklarını tetikleyen düşünceler, duygular ve davranışlar hakkında bilgi edinmesi ve anlaması için mutlaka psikoterapi gereklidir. Aynı zamanda, psikoterapi ile beraber bazı ilaçların kullanımının ve beslenme danışmanlığının bu hastalığın tedavisinde etkinliği gösterilmiştir. Yeme Bozukluklarının tedavisinde Genel Tıbbi Bakım, Beslenme Danışmanlığı, Psikiyatrik Tedavi ve Psikoterapi Desteği Programlarının beraber yürütülmesi gerekmektedir.

Yeme bozukluğu tedavileri birkaç biçimde sürdürülür. Yatarak tedavi bunlardan biridir. Özellikle ağır vakalarda hastane yatışı zorunludur. Hastaneye yatmayı gerektiren durumlar şunlardır:

  • çok fazla ve hızlı kilo kaybı
  • durdurulamayan kusmalar,
  • yukarıda sayılan çeşitli tıbbi sorunların varlığı,
  • daha önceki ayaktan tedavilerde iyileşme sağlanamamış olması,
  • yeme bozukluğu dışında diğer psikiyatrik hastalıkların varlığı.

Yatarak tedavi tıbbi sorunlar çok ağır ve kilo çok düşükse bir süre dahiliye kliniklerinde psikiyatrın gözlemi ve takibi ile yapılabilir. Ancak hastanın tıbbi durumu düzelmeye başladığında en kısa zamanda psikiyatri kliniğine nakli sağlanmalıdır. Çünkü bu gruptaki hastalıklar ruhsal hastalıklardır ve tedavileri de psikiyatrlar tarafından diğer branş hekimleriyle işbirliği ve ekip çalışması ile yürütülmelidir.

İletişime Geç